Dertlerimizi bir daha düşünelim...

 

Bugün bir ara İstanbul Tıp Fakültesi'nin oralardaydım. Çok sevdiğim bir lise dostum ile otobüs durağında buluşmak üzere sözleşmiştik. Durakta beklerken, tekerlekli sandalye üzerindeki bir adam "kardeş boş musun?" dedi. Buyrun efendim deyince "beni fakültenin girişine kadar götürür müsün?" dedi. Arkadaşım gelene kadar götürüp gelirim diye düşündüm. "Hay hay efendim, buyrun gidelim" dedim ve başladım tekerlekli sandalyeli adamı götürmeye.

 

Fakülteye giderken meramını öğrendim, anladım ki lavaboya gidip ihtiyacını gidermek istiyormuş ve yardım edecek birisini arıyormuş. "O zaman sizi oraya da götüreyim" dedim ve tarif ettiği gibi yol aldık. Derken lavaboya geldik. Öyle ibret verici anlar yaşandı ki anlatamam arkadaşlar. Ayakları sakat olduğu için hareket edemiyordu neredeyse. Ne yapacağımı bilemedim. O sırada bir başkasını daha çağırdı. Diğer adamla birlikte epey bir uğraştıktan sonra kendisini uygun duruma getirebildik.(Burada anlatmak istemiyorum detaylı bir şekilde, özet olarak kolay kolay her insanın kaldırabilceği cinsten şeyler değil...)Bir yandan başımdan aşağı kaynar sular boşalıyor bir yandan da bu ibret verici hadise karşısında ister istemez hisleniyordum. Tabi bunu o adama da farkettirmemeye çalışıyordum.

 

İçim parça parça olmuştu. Öyle zahmetli, öyle zordu ki...Ki bunu her gün yapması gerektiğini düşününce, kendi halimi düşünüp derin bir "elhamdülillah" çektim....Öyle büyük nimetler içindeymişim ki farkında değilmişim dedim...Bir lavaboya gidebilmek ah ne büyük, ne büyük bir hadise imiş de farkında değilmişim....

 

Açıkçası çok etkilendim...

Çok duygulandım....

 

Taha abim hep derdi de, bugün bir nebze daha iyi anladım hayatımızdaki ufak sıkıntılardan şikayet etmemenin gerekliliğini....

 

Allah hepimizi verdiği onca nimetin farkında olan, şükreden ve sabreden kullarından eylesin....

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !