Kanatlanmak Zor mu?


Süleymaniye’ye doğru giden her sokak,
Bir iz taşır yaralı kalbimden, hayallerimden
Kah bir pidecide oturmuşluğum,
Kah türbelerden birine girip
Sesli sesli Kur’an okumuşluğum vardır
Süleymaniye’ye susamışlığımın olduğu gibi…

Yeşil yaprakların ardından o ihtişamlı kubbe
Okşar ruhumu, teselli eder hüznümü
Ben bakar dalarım kubbenin ardındaki göğe
Göğün ardındaki sevgilime…

Öyle parçalar dinlerim ki yürürken avluda
Benim yerim orası değildir o an
Sanki minarelerden daha da yükseklere
Ötelerden de ötelere çıkmışımdır
Tarifsiz duygular ve acılar içinde
İçim bir loş, içim bir hoş olmuşumdur…

Çeşmelerin hemen karşısında, banklarda
Bilmem kaç defa oturdum, avundum
Derin nefesler eşliğinde, yokladım gizemi
Bendim o cennet bahçesinde süzülen
Hürrem Sultan’ın ayak ucunda üzülen…

Sırtını Süleymaniye’nin çimlerine verip
Gözlerini Süleymaniye’nin göğüne diktiğinde
Ara ara geçen martılar ve Allah hariç
Seni kimse görmüyor sanırsın
Geçmişin hayalinde, geleceğin ümidinde
Bir ileri bir geri salınırsın…

27.10.2009
Süleyman Ragıp Yazıcılar

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !